Giriş

Spotify Wrapped

alice in potatoland
2025'te en çok kimi veya neyi dinlediniz?Duyurunun müzik kültüründen faydalanmak istiyorum.
2025'te en çok kimi veya neyi dinlediniz?
Duyurunun müzik kültüründen faydalanmak istiyorum.
0
alice in potatoland
(14 dk)
(12)

Şu an okuduğunuz nedir?

alice in potatoland
Tavsiye eder misiniz?Yabancı dilde okuyorsanız da olur. Bir süredir okumak için bir şeyler seçmekte sıkıntı yaşıyorum.
Tavsiye eder misiniz?
Yabancı dilde okuyorsanız da olur.
Bir süredir okumak için bir şeyler seçmekte sıkıntı yaşıyorum.
0
alice in potatoland
(01.01.26)
Yüzyıllık Yalnızlık, yarım bıraktım ama tasvirler güzeldi, devam edeceğim, şu an Gogol, Palto okuyorum ama o da yarım, ehhh, iş güç okunmuyor
0
arbre
(01.01.26)
akademik metinler harici şu fictionları okuyorum/yeni bitirdim:
- Miranda July, All Fours
- Isabella Hammad, the Parisian
- Jenny Erpenbeck, Kairos
- Donna Tartt, the Secret History

kitapları genelde paralel okurum, böyle bir huyum var.
+2
eileengray
(01.01.26)
Ankara mon amour'a bir bakın. Şöyle bir şey olsa dediğiniz bir konu varsa yazın, belki ona göre de öneriler gelir.
+1
cosmicstring
(01.01.26)
yoko ogawa - the memory police
0
sir gawain
(01.01.26)
milchfrau in ottakring.
son 3-4 senedir okudugum en güzel kitap. günlük seklinde yazilmis. bir tür otobiyografi. 1925 viyanasinda basliyor.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(01.01.26)
Abigail e başladım. Magda szabo ile yeni tanıştım ve baya çok sevdim. Son zamanlarda beğenemediğim kitaplar okumuştum. Çok iyi geldi.
0
a perfect lie
(01.01.26)
Kuzey Ormanları - Daniel Mason
Güzel bir kitap, tavsiye ederim.
0
rock n roll
(01.01.26)
Hasan Ali Toptaş-Ölü Zaman Gezginleri ve Jack London-Martin Eden.
Baya iyiler, tavsiye ederim.
0
umutt
(01.01.26)
Bob mortimer ikinci kitabı, the hotel avocado.
Bob mortimer hayranı için kesinlikle, onun dışında önermem.
Bir de marcus aurelius meditations okuyorum, onu tavsiye ederim.
0
logisticsmanager
(01.01.26)
suyu arayan adam - Şevket Süreyya Aydemir okudum. tek adam kadar olmasa da güzeldi.
yeni dünya - Sabahattin Ali okuyorum. kısa hikayeler. bazıları fazla travmatik olsa da oldukça akıcı.
0
unalub
(02.01.26)
tarihimizle yuzlesmek - emre kongar
0
baldur2
(02.01.26)
şu an psikanalizin kara kitabı'nı okuyorum. bitince alice zeniter-kaybetme sanatı ya da stephen king-22/11/63'e başlayacağım. böyle bir karmaşa içindeyim.
0
suyin
(02.01.26)
(25)

Yılbaşı ağacı süslemek

alice in potatoland
Bu gelenek aileniz için yeni mi? Çocukluğunuzda yılbaşı ağacı kurar mıydınız? Tabii çocukluğunuzun hangi yıllara geldiği de önemli, 80'ler miydi? 2010'lar mı :)
Bu gelenek aileniz için yeni mi? Çocukluğunuzda yılbaşı ağacı kurar mıydınız?
Tabii çocukluğunuzun hangi yıllara geldiği de önemli, 80'ler miydi? 2010'lar mı :)
0
alice in potatoland
(18.12.25)
çocukluğum 90'ların sonu ile 2000'lerin başı arası, yılbaşı ağacımız vardı her sene süslerdik.
0
elektr10
(18.12.25)
Çocukluğumda süslerdik. 1995ten beri ailem hala süsler.

Hala da süslüyorum bu sefer kendi evimde eşim ile beraber.
0
drako
(18.12.25)
kendimi bildim bileli hep kurulur, ev kırmızı aksesuarlarla süslenir, bahçe ışıklandırılır. hatta çocukken 24u gecesi salona kurabiye ve süt de bırakırdım. anneannemler ve teyzemlerde de ağaç kurulur. ailemde süslenmeyen ev bilmiyorum.
0
eileengray
(18.12.25)
kendimi bildim bileli. annemler cocukluklarinda süslerlermis. annem ve babam 80'lerin sonunda evlenmisler, cocuklari olmadan da süslüyorlarmis. ben ilk cocugum ve 2 aylik bebeklik halimin yilbasi agacinin altinda fotograflari var.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.12.25)
91liyim, hiç öyle ağaç filan süslemezdik. ama kuruyemiş ve meyve alıp yerdik. hatta dayımlara da giderdik ki dayım imamdır. sonraları siyasal islamın bizim oraları da vurması sebebiyle yılbaşında o güne özel alışveriş yapmak bile haram kılındı :D

eşimin dedesi ise gerçek çam söküp süsletiyormuş evde. bunu duyduğumda çok şaşırdım aslında.
0
elorelia
(18.12.25)
80'lerde suslerdik. Hatta babam eve cam agaci getirirdi, biz de pamuklari kesip kar gibi dizerdik agacin dallarina.
0
sertac akin
(18.12.25)
90lar çocuğuyum, biz de süslerdik. Hatta camlara yapay karla bişiler çizmeme annem ancak benim temizlemem şartıyla izin verirdi, temizlerken çok zor gelir bir daha yapmıycam derdim kendi kendime. Sünnetimde hediye gelen bir ladin vardı(kim niye sünnet hediyesi ladin alır hiçbir fikrim yok), onu süslerdik hep.
Sonra çok büyüyünce dışarı diktik, bir daha eve yapay çam almadık. Lise zamanlarıma denk gelir zaten, sonra evde olmazdım genelde süs işlerini bıraktık.

Kendi evimde yaşadığımdan beri hiç süslemiyorum bir tarafı, çocukluk hevesiydi.
0
Bruce
(18.12.25)
90larda çocuktum. Yılbaşı kutlardık o güne özel etkinlikler yemekler olurdu ama hiç ağaç süslemezdik.

Şu an evimde var ağaç ama benim için bir anlam ifade etmiyor. Denk geldi diye aldık süsledik özel bir anlamı yok.
0
yenibirgüzelnick
(18.12.25)
Eksiduyuru'nun tek koylusu benim sanirim. Cocuklugum 90'lara denk geliyordu. Etrafta agac satildigini gordugumu bile hatirlamiyorum. Herhangi bir susleme yapilmazdi, geri sayim kutlama falan da yoktu. 31 Aralik gecesi TV'de ilginc seyler oldugundan ailecek oturup izliyorduk diye hatirliyorum. Yatirmadilarsa havai fisek falan var mi diye bakiyorduk sanki, ama o da oyle cok yoktu. Sehir Istanbul bu arada. Tabii bir de ertesi sabah gene TV'de cizgi filmlerin yilbasi ozel bolumleri oluyordu, onlara bakardik.

25-26 Aralik tarihlerinin dunyada herhangi bir oneme sahip oldugunu bile bilmiyordum. Cok sonralari ogrendim.
0
mbond
(18.12.25)
İkinci köylü benim sanırım 90 larda çocuktum son 2-3 senedir ağaç vs işleri var o da çocuğa hediye eğlence olsun diye
0
basond
(18.12.25)
agaca yazik la, niye kesip eve aliyorsunuz. mantigi ne ola ki?
0
banach
(18.12.25)
90lar çocuğuyum. Bizimkiler ağaç süslerlerdi ama ne zaman başladılar hatırlamıyorum. Ben tek başımayım bana anlamsız geliyor. Ailem bu seneye kadar yapıyordu ama kardeşim uğraştığı için. Şimdi o evlendi kendi evinde yapar ama ailem üşenir diye düşünüyorum. Annem gel bizim eve kur diyordu en son kardeşime :)

Büdüt: Plastik ağaç.
0
peki madem
(18.12.25)
84 doğumluyum, kendimi bildim bileli tüm ailede ağaç ve süs bulunur. Aralık başı açılır, üşenmeye bağlı olarak Ocak sonra - Mayıs aralığında kaldırılır. Hatta hediyeler altına konulur-du. Şimdi ben devam ettiriyorum :)
0
charbiel
(18.12.25)
Dedelerim “sarsol” kutlarmış. (bkz: sersal) Tabii ağaç, santa, çorap, kazak, hediye paketleri vs. yok. Tamamen farklı adetler. Hatta takvim de farklı. Ocak ortası/sonu gibi. Zemheri’nin 20’sinde de yüzük oyunu oynarlarmış mesela. Toplanıp kömbe yenirmiş.

Ailemde 31 aralık ve 1 ocak standart günlerden her anlamda farksızdı hep. Ben küçükken hiç yılbaşı kutlanmadı. Bizim evde de kutlanmıyor. Çocuklarım da kutlamıyor. Kutladığımız farklı günler ve zamanlar var. Yılbaşı bunlar arasında değil. Haliyle, ağaç süslemek bizim için yeni de değil, eski de değil.

Eşimin ailesi süslermiş ağaç. 80’ler başından 90’lara dek. Şu an süslemiyorlar. Yılbaşını özel olarak kutluyorlar mı artık, bilmiyorum. Yılın o diliminde hiç bir araya gelmedik.

Edit: Dünürler ağaç süslemiyorlarmış. Şapka, çerez, tombala, dilli düdük falan varmış…
0
dilemma of subscribtionability
(18.12.25)
annem kendimi bildim bileli süsler.
34 yaşındayım.
0
rain when i die
(18.12.25)
90'larda cocuktum. gorece varlikli bir ailem var. hic suslemedik, fakat yilbasini disarida geciriyorsak gittigimiz yerlerde (restoran, eglence merkezi vs.) olurdu.
0
Sour
(18.12.25)
doğduğum günden beri kurardık. çocukken hatta kapının önüne hediye bırakıp noel baba hediye getirdi de derlerdi. not: 89 doğumluyum
0
tchuck
(18.12.25)
Vay arkadaş. Hep zenginler mi yazmış soruya. Fakirler olarak gizlendik sanırım :D çok fakirdik böyle şeyler yapamıyorduk ne yazık ki :D mandalina falan yiyorduk. Tvde eğlence programlarına bakardık
0
glamdr1ng
(18.12.25)
1982 doğumluyum, yılbaşı ağacı diye bir kavramı hep biliyordum ve bizim evde asla yapılmadı bu. Epey dindar ve muhafazakar bir ailede büyüdüm, 80'lerde 90'larda çok katı bir dindar olan anneannemin etkisiyle bu uygulamanın hıristiyan uygulaması olmasından ve onlara benzememe düşüncesinden dolayı buna asla yanaşılmadı, bizde de hiç merak olmadı.

Sanırım bizde merak oluşmamasının bir sebebi de ailecek görüştüğümüz diğer ailelerde de bu uygulamanın hiç olmamasıydı. Televizyonda görmek bizi etkilemiyordu yani.
-1
muhayyer divan
(19.12.25)
91liyim, ben de kendimi bildim bileli suslerdik, ben ailenin en kucugum, benden once de suslenirmis. genis ailede de olurdu, halamlarda amcamlarda filan, bayaa normal bi durumdu.

biz ama noel’e dikkat ederdik, o yuzden agac 26 aralikta kurulur (katolik noeli sonrasi) ve 5 ocakta kaldirilirdi (ortodoks noeli oncesi). yasadigimiz yerde bu noelleri kutlayan gruplar vardi, biz de muslumanligimiza zeval gelmesin diye bu gunleri atlama ozen gosterirdik.
0
taurina
(19.12.25)
Çocukluğum doksanlar.
Ailede ağaç süsleme geleneği yoktu, bu merak bir bende var büyük ihtimalle bayıldığım Noel temalı filmlerde görüp özenmekle başladı.
Son dört beş yıldır düzenli olarak ağaç kurup süslerim.
0
mutekebbir
(19.12.25)
duyuru sosyal sinifina gore tam ortadan cat diye ikiye ayrilmis :) ben de ben 3 yasindan beri cam agaci susluyorum demek isterdim ama boyle bir gelenegimiz yoktu. 90'larda buyudum.
+2
antikadimag
(19.12.25)
90'larda süsleriyle birlikte plastik bir ağaç alınmıştı. İlkokuldaydım. Bir süre her 31 Aralık'ta çıktı ortaya. Sonra unutuldu gitti.
0
auroraaurora
(19.12.25)
90larda yilbasi agaci icin pedere az yalvarmadik.
en sonunda getirdi, 15cm civari bir cam agaci fidesi modeli bulmus, dalgaci mahmut.
mesaji aldik, bu konu da o sekilde kapanmis oldu.
0
cooperr
(19.12.25)
hiiç süslemezdik etrafımda da ağaç süsleyen filan olmadı. Kendi evime çıkınca da süslemedim, ben estetiğini sevmiyorum da, bilmiyorum. ama çocuğum istediği için bu yıl dünyanın bütün cıngıllı süsleri ışıkları vs olan bir ağacımız var
0
ansya
(19.12.25)
(2)

sözlük'te oy verme

alice in potatoland
bir süredir verdigim oylarin silindigini görüyorum.mesela takip ettigim bir yazar var, entrysini begeniyorum. bir gün sonra bakiyorum ki kalp isareti kirmizidan normale dönmüs. yani oyum silinmis. son oylananlarinda da artik gözükmüyor, sanki oy vermemisim gibi. halbuki eskiden 10 ay sonra bile oy v
bir süredir verdigim oylarin silindigini görüyorum.
mesela takip ettigim bir yazar var, entrysini begeniyorum. bir gün sonra bakiyorum ki kalp isareti kirmizidan normale dönmüs. yani oyum silinmis. son oylananlarinda da artik gözükmüyor, sanki oy vermemisim gibi. halbuki eskiden 10 ay sonra bile oy verdigim entryleri görebiliyordum. sebebi nedir?
+1
alice in potatoland
(10.11.25)
Oyların bilinçli silinmesi için bir sebep aklıma gelmiyor. Tamamen sallıyorum; belki performans açısından ya da bir bug nedeniyle sayfa görüntülenirken oylanan entryler sorgulanmıyordur.
+1
salihdt
(10.11.25)
sözlük'ün iletisim kanalindan durumu yazdim, umudum yok ama bakalim.
0
🌸alice in potatoland
(10.11.25)
(29)

Hangi üniversite mezunusunuz?

alice in potatoland
Mezun olduğunuz üniversitenin hayatınıza pozitif bir etkisi olduğuna inanıyor musunuz?
Mezun olduğunuz üniversitenin hayatınıza pozitif bir etkisi olduğuna inanıyor musunuz?
0
alice in potatoland
(14.09.25)
isim veremem ama inanilmaz büyük bir etkisi oldu.
lisenin de ayni sekilde. cok iyi bir networküm var.
yurt disinda da pozitif etkisi oldu. tr'de yasasam zaten cok daha faydasini da görürdüm.

network disinda da cok üst düzey iyi bir egitim aldigimi düsünüyorum. son derece desteklendigimiz, özgür bir ortamda egitim aldim.
0
sonsuz
(14.09.25)
İstanbul Üniversitesi.
Okulun pozitif etkisi olmadı ama bölümün oldu. Bölümün bir ekolü olduğu için ve o ekolü desteklediği için dolaylı olarak okuldan memnun olmam lazım ama iü neticede, ne kadar memnun olunabilir.
0
Bruce
(14.09.25)
Mimar Sinan. Yaptığım işe bir katkısı olmadı ama Matematik'te akademik kariyer düşünenler için fena bir başlangıç sayılmaz. Hocaların büyük çoğunluğu ODTÜ çıkışlı ve vizyoner insanlar. Bir tanesi yapay zeka çalıştığı bir doktora, yüksek lisans programı başlatmıştı mesela yapay zeka bu kadar popüler olmadan önce. Matematik okumak isteyen gençler varsa tavsiye ederim. Yalnız kampüsü Fındıklı da değil, Bomonti'de. Kampüsten bir beklentiniz olmasın.

Öncesinde de üç sene İTÜ'de okumuştum ama pek iyi şeyler söyleyemeyeceğim orayla ilgili. Tam bir devlet dairesi.
0
sekizdokuzon
(14.09.25)
"çoh iyi networküm var, eğitim aldım, çoh üstüzey eğitim aldım"

@sonsuz sen tam bir tenekesin. Hiç utanman da yok kekonun tekisin
0
beyfendi
(14.09.25)
İü beyazıt. Tarihi yarımada birçokları için ilgi çekici olsa da osmanlı/islami tarz içimi karartıyordu, mesela mezun olduktan sonra o bölgelere adım atmadım. Okul, eğitim olarak ise güzeldi. Hayatıma ve mesleğime katkısı oldu.
0
ruhen hastayim ben
(14.09.25)
Marmara ünide, çok spesifik, fazla kişinin bilmediği bir bölümü ingilizce olmayan yabancı dilde okudum, network açısından faydası oldu öğrencisi az olduğu için mezunu öğrencisi herkes birbirini piyasada kolluyor.
0
nahtoderfahrung
(14.09.25)
İsim vermeyim.

Evet oldu. İngilizce hazırlıkla birlikte 5 sene geçirdim. İlk hatalarımı ve yanlışlarımı yaptığım senelerdir. Pişmanlıklarım çokça. Ayrıca kendi başıma olma yetisini kazandığım ve öğrendiğim zaman dilimi olmuştur. Cidden büyük bir yol ayrımı oldu.


Üniversitem ne iyi ne kötü. En büyük artısı kocaman bir kampüsüydü.
0
put it in your appropriate place
(14.09.25)
iu, basta sevindim sonra zar zor gidip de bitirdim, marka olarak yaramadi ama bölümün avantaji cok oldu. iuden gelen network gelmez olsun
0
ala09
(14.09.25)
Hiç bir etkisi olmadı. Ama bölümün oldu.
0
mikahakkinen
(14.09.25)
Açık öğretim xd, veteriner teknisyenliği ve pc programcılığı mı neydi.

Veteriner şeysiliği sebebiyle bilinen bir veteriner cerrah yanında çalıştım, ameliyatlara girdim, ya işte veterinerde ne yapılıyorsa yapabiliyorum.

Programcılık ise bir yazılım firmasında işe girdim. Güya takım lideri yaptılar. Ofiste uyudum kalktım, 18 20 saat bildiğin iş yaptık. 3-4 ay sonra kovdular. Kendi websikemi kurdum. Sıfır reklam ile hep ilk sıradayım.

Sosyal olarak ise ıyyyy aöf mü diye bakıyor millet tepeden ahaaahah.
0
Shepard
(14.09.25)
acıbadem ticarethanesi
hiçbir katkısı olmadı.
0
neira
(14.09.25)
bilkent.

baya pozitif etkisi oldu hem iş bulma hem çevre açısından.
0
jelly bear
(14.09.25)
Hacettepe'den mezunum, severim, arada bir uğrarım Ankara'ya yolum düştüğünde, bazı konularda hayatıma pozitif etkisi oldu.
0
blue rebel motorcycle club
(14.09.25)
odtü. iş başvurularında ön elemeyi geçmemde epey etkisi oldu.
0
pide
(14.09.25)
iyte

kendi başımın çaresine bakmayı öğrendim.

mesleki ingilizce, pratik ingilizce, araştırıp uygulama...

ciddi iyi eğitim aldığımı düşünüyorum hem lisans, hem de yüksek lisansta.
0
rain when i die
(14.09.25)
Ege üniveristesi , okul çok güzeldi de bölüm manasız bir şekilde zordu o yüzden tat bırakmadı.
0
pislick0
(14.09.25)
bir artısı ya da eksisi olmadı ama vakıf üni olduğu için sanki zar zor barajı geçerek girmişim gibi düşünülüyor ama bayağı yüksek puanla girmiştim ve iu, marmara gibi üniversitelere zaten girebiliyordum.

ed: yl için yurtdışı nereye başvursam kabul aldım ama bunun lisans üniversitemle bi ilgisi olduğunu da düşünmüyorum.
0
deartheodosia
(14.09.25)
Bonn Üniversitesi, yüksek lisans. Evet, oylesine bir üniversite degil; "elit üniversiteler" listesi icerisinde. Türkiye´den de marka degeri olan bir üniversiteden lisans mezunuyum. Onun ekmegini hic yiyemem burada. Sahte diplomalarla beraber, Türkiye´den gelip Avrupa´da baslangic yapacak kisilerin isleri daha da zorlasacak. Eksi deger katar, arti deger katmaz o.
0
buf-e kür
(14.09.25)
kesinlikle oldu, hem hayat gorusum, hem turkiye'de is bulmam hem de karakterim oldukca etkilendi. bogazici
0
fakyoras
(14.09.25)
bachelor tu wien.
master oxbridge.
duyurun disindan da tanidigim eileengray adli suser cok idol olmustur oxbridge konusunda, hem meslektasim hem kendisi ivy league mezunu hem de ivy league de akademisyenlik yapiyor.
yasadigim yerde bachelor olmasi pozitif karsilaniyor elbet ama üniversite adi özellikle bir sükse yapmiyor. yani zaman zaman yapar ama genelde sektör disindan kisilerdir cünkü teknik üniversitenin en zor bölümünü diye bilinir. gene de diger avusturya ünilerinden daha yukarida tutulmaz. ama master yapiyor.
bir de sunu yazayim, komik olsun. meslegi temelli birakmaya hazirlaniyorum :)
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.09.25)
izmir ekonomi.

para ve zaman kaybı.
0
Batuhanolabilir
(15.09.25)
Korkunç negatif etkisi oldu, oluyor…
0
yadigar
(15.09.25)
nuh naci yazgan-işletme

işletiyoruz işte bazı şeyleri
0
Hallegadola
(15.09.25)
itu'den mezun oldum (telekom). devlet dairesi demis birisi yukarda, dogru tespit bence. egitimin asiri akademik oldugunu dusunuyorum, endustriyle alakasi yoktu pek. endustrinin nereye evrildigini de yakalayamamislardi. endustriyle ortak calismalar cok kisitliydi. egitim genel olarak sablon teknik bilgilerle doluydu. mezunlar hep baska baska seylere yoneldiler, kimisi bankada yazilimci oldu, kimisi app developer oldu, kimisi cloud architect oldu, kimisi urun muduru oldu fln. telekomdan ziyade teknoloji sektorunde calisan muhendis profili cikti ortaya karisik, ama geneli iyi yerlerde iyi kazaniyorlar. sanirim bu sebeple de pek network gelismedi, mezun olup ilk ise basladiktan sonra da networkunun bir faydasini gormedim.

ancak, kariyer fuarlari fena degildi, ilk isimi oyle edindim. sonra belli basli takiplarin hep belli basli yerlerden ise alim yaptiklarini gordum (zaten aday cok bari okulundan eleyelim mantigi).
0
taurina
(15.09.25)
yurtdisi, orta kalite.
sifir etki. hatta sadece yuksek yaptigim icin mulakati gecemedegim oldu :D
0
cooperr
(15.09.25)
İstanbul Üniversitesi

evet oldu. derece yaparak girdim. 3 yabancı dil bilmemin de etkisi oldu tabi.
0
yurtsuz john
(15.09.25)
İü
Okulun adının bir faydasını gördüm diyemem. Hatta seçtiğim bölümden de pişmanlık duyuyorum. Yapay zeka ile beraber büyük ölçüde selası okunan bölümlerden. İyi ki pedagojik formasyon almışım diyorum. Kendi mesleğimi çok az yaptım. Ama okuması keyifliydi, iş hayatında pek işime yaramasa da genel kültür sağladı
0
kullanicadi
(15.09.25)
Yeditepe mezunuyum.

evet pozitif etkisi oldu. İşle alakalı değil belki henüz ama güzel bir üniversite hayatı geçirdim. Başka üniversitede olsaydım elbette bunu bilemem ama bu kadar mutlu olur muydum bilmiyorum.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(15.09.25)
@yadigar, mezun olduğunuz üniversitenin pozitif etkisinin olmamasın anladım da, negatif etkisi, hele ki korkunç negatif etkisi nasıl oluyor?
0
🌸alice in potatoland
(15.09.25)
(13)

yurtdışına taşınmış kimseler

alice in potatoland
Mesleğiniz nedir?Şu an ne iş yapıyorsunuz?Büyük bir firmada mı yoksa ufak bir büroda mı çalışıyorsunuz?Okuyorsanız, eş zamanlı çalışıyor musunuz?Ve ne okuyorsunuz?Çok soru oldu farkındayım ama biraz bizim duyurucuların neler yaptığını, eğitimli kesimin nasıl gittiğini ve gidince kendi mesleklerini y
Mesleğiniz nedir?
Şu an ne iş yapıyorsunuz?
Büyük bir firmada mı yoksa ufak bir büroda mı çalışıyorsunuz?
Okuyorsanız, eş zamanlı çalışıyor musunuz?
Ve ne okuyorsunuz?

Çok soru oldu farkındayım ama biraz bizim duyurucuların neler yaptığını, eğitimli kesimin nasıl gittiğini ve gidince kendi mesleklerini yapıp yapamadıklarını çözmeye çalışıyorum.
0
alice in potatoland
(08.09.25)
ben ilk geldigimde tam zamanli calisiyordum. daha sonra mastera basladim. su an bitirmek üzereyim. tekrar tam zamanli calismaya gececegim.

finans uzmani galiba meslegimin adi. financial controller/analyst rollerinde calistim.
dil bilerek geldim ben. finansta dil cok önemli.
0
sonsuz
(08.09.25)
Meslek: Endüstri Mühendisi
Yaptığım İş: Maliyet ve Değer Mühendisliği
Firma: Avrupa'nın en büyüklerinden biri.
Okul: Okumuyom ben ya!
0
himmet dayi
(08.09.25)
makine muhendisligi okudum, hatta yuksek lisansini da yapip tez asamasinda biraktim. ama hic makine muhendisligi yapmadim.

savunma sanayiinde proje yonetiminde calistiktan sonra amerika'ya mba icin geldim. amerika'da buyuk bir firmada proje yoneticisi olarak calisiyorum. su meshur olanlardan birinde.
0
antikadimag
(08.09.25)
F1 öğrenci vizesiyle grubhub yapmak enfes bir olaymış. Şimdi millet bunları ciddiye alıp bende yapacağım diye oradan buradan girer ülkelere. Türklerin son 4-5 senedir sınırdan girip öğrenci vizesiyle girip abd oturumu olan kişilerden hesap kiralayarak yaptıkları bir olay bu. Bu yüzden ABD karıştı ve hakkıyla göç etmek isteyen nitelikli kişiler ülkeden ayrılmak zorunda kalıyorlar. Bu yapılan Türkiye'nin overstay oranını yükselterek vize almayı zorlaştıran saçma bir davranış. Bu yüzden yakında zamanda abd ye girişte 10-15 bin USD bond (rehin para) isteyecekler vize için.
0
michael harddd
(08.09.25)
Turkiye'nin iyi 3-4 universitesinden birinde isletme okudum ve kamu yonetimi yandali yaptim.
Kanada'ya 10+ sene once yuksek lisans ogrencisi olarak geldim. Yukaridakilere benzer bir alanda okudum. Burada yuksek lisans yapmak gerek gocmenlik gerekse network isini cok rahatlastirdi.
Epey buyuk bir firmada calisiyorum altyapi uzerine su an.
0
hot potato
(08.09.25)
Bilgisayar öğretmenliği mezunuyum.
Application Specialist diye geçiyor ama yazılımcılık gibi bir iş.
Büyük bir firma, ama bir sürü irili ufaklı firmadan oluşuyor. Şirketin çalışanlarının %99'unun ne yaptığı hakkında fikrim yok.
Okumuyorum.

Eğitimli kesim olarak kendi çabamla iş bulup gelmedim, bu anlamda tam sizin hedef kitle değil. Eş durumundan.
0
mbond
(08.09.25)
insaat muh., okul islerini birakali 15 sene oldu.
kucuk bir start-up da calisiyorum, part time denebilir, haftada 25 saat kadar.
arta kalan zamanda emlak/flip isleri yapmaya calisiyorum, zira muhendislikten sikildim.
becerebilirsem full-time emlak isine gececem.
0
cooperr
(08.09.25)
ben "ye kurkum ye" yaklasimini kullandim, ve turkiye'de yaptigim is ile ayni isi yapiyorum.

Meslek: turkiye'de iken muhasebe denetimi yapiyordum, big 4 sirketlerden birisinde. global sirketin tr merkezinden sirket araciligi ile abd'ye geldim.

su an: bir adet S&P100 sirketinde finans direktoru olarak calisiyorum, daha cok teknik memolar vb yaziyoruz, finansal raporlama yapiyoruz.

buyuk/kucuk firma: buyuk firma (2024 geliri 120 milyar dolardan fazla), "ye kurkum ye" deyisim buradan geliyor, hep buyuk firmalarda kalmaya gayret ettim, abd'ye geldikten sonra da daima fortune 500 sirketlerinde calistim ki yarin obur gun "bu yabanci" diyerek eleyemesinler, "bu kadar buyuk yerde calismis bir mulakat yapalim bari" desinler diye.

okul: marmara isletme ama bitireli cok oldu.
0
adrianapole
(08.09.25)
frontend yazılımcıyım. büyük ölçekli bir firmada full-time remote çalışıyorum. ama asıl eşimin işi dolayısıyla geldik. ben sonradan iş buldum.
0
sir gawain
(08.09.25)
telekomünikasyon mühendisiyim (itü). türkiye’de telekom şirketlerine yazılım satan bir şirkette çalışıyordum (operatör değil), yazılımın hem arka plan mühendislik/tasarımında hem de müşteriye kurulumunda çalıştım, dünyanın her yerinden çeşit çeşit operatörle muhattap oldum.

kanadaya işi gücü bırakıp göçmen olarak geldim, sonra 3 büyük operatörden birinde şebeke tasarımında çalışmaya başladım. şimdi şebeke planlama ve optimizasyonu için yapay zeka modelleri geliştiriyorum. türkiyede mezun olalı 11 sene olmuş, okumadım sonra.
0
taurina
(09.09.25)
makina mühendisiyim
1. seviye teknik destek
uluslararası bir otomobil firmasının taşeronunun taşeronuyum, şirket yine kağıt üstünde uluslararası
home office çalışıyorum
okumuyorum
belki mba yaparım
nasıl gittim? operasyonlar arası tayin oldum.
türkiye'de de aynı işi yapıyordum.
uzun dönem oturum alınca ve daha iyi iş bulursam değiştirmeyi düşünüyorum.
çünkü bu paraya o iş yapılmıyor.
0
rain when i die
(09.09.25)
yazilim, buyuk.
0
lemmiwinks
(09.09.25)
IT alanindayim 7 yildir yurtdisinda yasiyorum.
Buyuk sirket. Tr’de de bu sirketteydim.
0
kaputt
(09.09.25)
(9)

Silip sonra tekrar hayatıma girmeye çalışan insanlar.

alice in potatoland
İki örnek vereyim. Mesela ortaokulda yüzüme bile bakmayan, hatta beni zorbalamaya çalışan bir kız vardı. Ben de buna pek pabuç bırakmazdım. Sonra yurtdışına taşınmıştım. O dönemde, inatla beni Facebook’tan eklemeye çalışıyordu. Bir seferinde kabul ettim, bu sefer de konuşmaya çalışıyordu. Sayın cada
İki örnek vereyim. Mesela ortaokulda yüzüme bile bakmayan, hatta beni zorbalamaya çalışan bir kız vardı. Ben de buna pek pabuç bırakmazdım. Sonra yurtdışına taşınmıştım. O dönemde, inatla beni Facebook’tan eklemeye çalışıyordu. Bir seferinde kabul ettim, bu sefer de konuşmaya çalışıyordu. Sayın cadaloz, biz en son 10 sene önce çocukken gördük birbirimizi. Onda da ben sana hiçbir şey yapmamış olmama rağmen bana aşırı gıcık oluyordun.
Şimdi ne konuşalım?

Hadi bunu geçelim... Ikinci derece bir kuzenim var. Aileler samimi, çok görüşürdük. Durduk yere beni Facebook ve Instagram'dan silmişti. Sebebini hiç bilmiyorum. Kardeşimi silmemişti, ama beni silmişti. Cinsiyetlerimiz aynı. Ben de kardeşim kadar sosyal medya kullanırım, yani dört aydan dört aya girerim en fazla. Herhalde yanlışlık olmuştur diye düşündüm, tekrar ekledim, kabul etmedi. Ben de bıraktım.
Bu yaklaşık 4-5 yıl önceydi.
Şimdi soyadım evlenince değişti; hop, beni tekrar eklemiş. Bir sürü fotoğrafımı beğenmiş (nikah fotoğraflarım falan değil, zaten onları koymam).

Bu şekilde, bana sadece ben olduğum için gıcık olan insanlar çıkıyor. Ben bu durumla ok'im, herkes beni sevmek zorunda değil.
Ama sonra, hayatımda bir şeyler değişince bazıları tekrar hayatıma girmeye çalışıyor.
Manyak mı abi bu insanlar? Niye sildiniz, niye tekrar ekliyorsunuz, niye tekrar konuşmak istiyorsunuz?
Bu durum sadece bana mı garip geliyor?
0
alice in potatoland
(04.07.25)
Düsününce garip, önemsiz bir aciklamasi mutlaka vardir :)

Ben de birkac sene öncesine kadar insanlari cok önemsiyor, onlari da kendim gibi rasyonel saniyordum.
Su an diger insanlar benim umrumda bile degil. Hayatim „benimle“ o kadar dolu ki su an ilgilenmiyorum hic.
Bir de kendi yaptigim malliklari da fark ediyorum ve ne malmisim yhaa diyorum.

Önemsememek, affetmek, üzerinde durmamak lazim.
Üzerine düşünmek, anlamaya calismak ve hatta kin tutmak cok ama coook gereksiz.
0
sonsuz
(04.07.25)
Dedikodu malzemesi arayan tipler oluyor bunlar genelde
0
kullanicadi
(04.07.25)
Yalnız kalıp kendilerine eğlence aradıklarını ya da hala kıskançlıklarının sürdüğünü, özel yaşamımıza burun sokmak istediklerini düşünüyorum.
Kapı kapanmıştır artık. Asla iletişim kurmam.
İşim dolayısıyla yıllar sonra karşılaştıklarım oluyor. Ben istemediğim halde telefonlarını veriyorlar. Eklemiyorum.
0
pro9it9is9
(04.07.25)
Çocuklukta hepimiz bir sürü hata yapmışızdır. Adı üstünde çocuktuk çünkü. Ama çocuklukta yaptığı hatadan hala sorumlu tutulan insanlar olduğunu görmek ilginç geldi bana. Biraz abartmıyor musun?

Ekle insanı. Böyle böyleydi, şimdi, hayırdır? de. Belki bir şey söyler. Belki özür diler. Hak verirsin falan. Güzel olur. Bahar gelir, çiçekler açar.

Tuttuğumuz kinle mi ölüp gidelim. Mezara kadar mı diyelim. Sünger çekmeyelim mi hiç, affetmeyelim mi?
0
Mirket
(04.07.25)
Çocukluk denmiş de, iş yaşamında da böyle tipler oluyor. Nöbette gürültü yapıp son ses radyo açmış bir personeli yöneticisi olarak uyardığım için sabaha kadar beni rahatsız eden kişi yıllar sonra Instagram'dan istek gönderiyor. Böyle basit intikamlar peşinde olan bir kişiyle ne arkadaşlığı yapacağım ki.
0
pro9it9is9
(04.07.25)
Kendine yeni av ariyordur. Predator stalker tipler gibi geldi bana verdiğin örnekler.
Ama onların dışında öyle aklına gelmiş, önerilerde görmüş vs de olabilir pekala sorunun cevabı.
0
encokbenisevinnolur
(04.07.25)
@Mirket, kin tutmuyorum ki. Yani benim için 6. sınıfta beraber okuduğum, beni de sevmeyen, bullylemeye çalışan birisiydi. Ben de onu sevmezdim ve birbirimizle hiçbir iletişim kurmazdık. Yani 6. sınıfta toplasan 10 kere anca konuşmuşuzdur. Bu sebeple ısrarla eklemek istemesi garip geliyor. Ben kin tuttuğum için değil bu durumu yadırgamam. Yani biz canciğer değildik o zaman. E birbirimizi tanımıyoruz da, hem yetişkin olduk tanımıyoruz hem de çocukken de tanımıyorduk çünkü arkadaş değildik, niye ekleşiyoruz? sorgulaması daha çok yaşadıgım.

Mesela kuzene daha çok takıldım, çünkü silip sonra eklemeyince üzülmüştüm. Ne yaptım ki ya ben? dedim. Aileler hâlâ görüşüyor gelip gidiyor, ben başka bir ülkedeysem bile... Ne bileyim, çocukluğumuz beraber geçmiş, öyle feed de spamlemiyorum, bunlara mesaj atıp darlamıyorum, arada foto paylaşırlarsa beğeniyorumdum o kadar. Hani bin kişi içinden tutup sadece beni silmesi kırmıştı ama sonra üçüncü günün şafağında onu da aştım elbette. Beş yıl geçmiş, şimdi beni ekliyor. Ahsjdk
0
🌸alice in potatoland
(04.07.25)
hayatları o kadar sıkıcı ki eski şeylere dönüyorlar, başka açıklaması yok.
0
deartheodosia
(04.07.25)
salt merak bence. sen ne durumdasin onu tartmak istiyorlar.
boyle tipler herkesin hayatinda var.
0
cooperr
(04.07.25)
(15)

Aramiza... (yurtdisi edition)

alice in potatoland
Hangi sehirden katiliyorsunuz? Yurtici icin: https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1606617/aramiza-anket-var
Hangi sehirden katiliyorsunuz?

Yurtici icin: www.eksiduyuru.com
0
alice in potatoland
(09.06.25)
Hamburg, meine Perle :)
0
sonsuz
(09.06.25)
cluj-napoca, romanya

bu akşamki international quiz night'a beklerim yolka'da
0
rain when i die
(09.06.25)
alberta, kanada
0
cooperr
(09.06.25)
seattle, wa.

new york ofisine gecmeyi istiyorum ama. bakalim.
0
antikadimag
(09.06.25)
galway'in bir kasabası, irlanda
gerçi şu an tr'deyim, gidip geliyorum, bir ay sonra temelli gideceğim.
0
cilacı ökkeş usta
(09.06.25)
Sofya, Bulgaristan
0
deveyidiken
(09.06.25)
yigidin harman oldugu, muptezel diyari philadelphia'dan sevgilerle
0
adrianapole
(09.06.25)
Waldshut-Tiengen , Almanya

@alice in potatoland ,yakınmışız :)
0
arenas
(09.06.25)
ben kücük bir kasabada/köyde yasadigim icin direkt köy adi vermem, ama bölge bezirk liezen.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(09.06.25)
Utrecht/Hollanda
0
but that was just a dream
(09.06.25)
Randstad, Hollanda
0
mbond
(09.06.25)
Öncelikle çikolatalar diyarı İsviçre'den selamlar diyorum; sonrasında da Neuchâtel diye ekliyorum :)
0
fraise
(10.06.25)
almanya hessen eyaleti
0
nahtoderfahrung
(10.06.25)
Usa / new jersey
0
oscar
(10.06.25)
amsterdam, hollanda
0
lemmiwinks
(10.06.25)
(20)

Aramiza... (anket var)

alice in potatoland
...(türkiye sinirlari icinde yasayan arkadaslar) hangi sehirden katiliyorsunuz?
...(türkiye sinirlari icinde yasayan arkadaslar) hangi sehirden katiliyorsunuz?
0
alice in potatoland
(06.06.25)
İstanbul'un denize bakan bir semtinden katılıyorum.
0
yurtsuz john
(06.06.25)
İst
0
Shepard
(06.06.25)
Normalde İstanbuldu ancak 6 aydır Afyon maalesef. Geçici de olsa sıkıcı bir süreç.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(07.06.25)
ankara ama ne yazık ki büyük bir mucize olmadığı takdirde sürecin sonuna gelmiş bulunuyorum. yıl sonundan önce yüzde 60 istanbul yüzde 40 kocaeli olacak.

ankara'yı çok seviyorum artık çok alıştım ve benimsedim ama okuldan atılcam ve burda lise mezunu olarak "eh işte" düzeyinde kazanıp gelecek inşa etmek pek mümkün görünmüyo maalesef iş bulabilsem kalmayı çok isterim mahalleme sokağıma sabah 6 poğaçalarıma binanın altındaki dönercime veda etmek hiç istemiyorum
0
mark greg sputnik
(07.06.25)
İstanbul Beykoz
0
gabe h coud
(07.06.25)
İzmir.
0
encokbenisevinnolur
(07.06.25)
istanbul
0
deartheodosia
(07.06.25)
İzmirin en güzel semtinden.
0
IcedFlames
(07.06.25)
Bursa
0
duster
(07.06.25)
İstanbul
0
sekizdokuzon
(07.06.25)
Bir süre Tunceli
0
ekimoloji
(07.06.25)
istanbul
0
my fault
(07.06.25)
İstanbul
0
kullanicadi
(07.06.25)
@Icedflames kafkaf yani?

İstanbul
0
mor oje
(07.06.25)
İstanbul Şişli
0
biseysorcaktim
(07.06.25)
izmir
0
juliette
(07.06.25)
istanbul, anadolu.
denize ırak.
0
late viper
(07.06.25)
@mor oje yeni gördüm kusura bakma :) evet kafsinkaf :)
0
IcedFlames
(11.06.25)
ankara
0
sweetoffice
(11.06.25)
İzmir
0
pislick0
(31.07.25)
(2)

Allianz BES vs Allianz yatirima bagli hayat sigortasi

alice in potatoland
Yasadigim ülkede (avrupa'da) allianz fonsgebundene Lebensversicherung ve Türkiye'de BES arasinda kaldim. burada vergi indirimi yok, devlet katkisi yok, ama döviz üstünden olacagi icin ve ülke ekonomosi daha stabil oldugu icin daha daha güvenli deniyor. Gene de söylenene göre ilk yillarda ana kapital
Yasadigim ülkede (avrupa'da) allianz fonsgebundene Lebensversicherung ve Türkiye'de BES arasinda kaldim. burada vergi indirimi yok, devlet katkisi yok, ama döviz üstünden olacagi icin ve ülke ekonomosi daha stabil oldugu icin daha daha güvenli deniyor. Gene de söylenene göre ilk yillarda ana kapitalde yüksek isletim ücretleri sebebiyle azalma bile olabilirmis. Bu iste BES'te pek olasi olmadigi icin Türkiye'nin de bu tip avantajlari var.
10+ yillik bir BES mi yoksa 10 yillik bir hayat sigortasi mi?
0
alice in potatoland
(21.04.25)
tabi ki de bes. "ilk yillarda ana kapitalde yüksek isletim ücretleri sebebiyle azalma bile olabilirmis"

eu'da bunu yaşarken tr'de her ay yatırdığınız paranın getirisi hariç %30'u verilecek zaten. bir de sağlam bir banka veya şirketin giriş aidatı, yönetim kesintisi olmayan bir planına kendinizi attınız mı tadından yenmez.

eu'da stabil falan demişsin de o yüzden fonlarda bir getiri de beklemek saçma kalıyor. tr'de 3-5 ay altında kalırsın, abd toparlanır abd hisselerine yatırım yapan, dolar cinsli borçlanma araçlarına geçersin, bist çok düşmüştür ve siyasi zemin sakinleşir biste geçersin vs vs
0
avatar is back
(22.04.25)
O sigorta fonlari cok siki kurallarla yönetiliyor. Cok büyük bir porsiyonlari etf ya da tahvil. Cok az bir hisse senedi payi var. Hal böyle olunca cok basit bir sey yapmalari icin bir dünya para kazaniyorlar.

Bir tane güvenilir online broker bulup etf alsaniz daha karliya denk gelebilir. Sizin dediğiniz gibi vergi avantaji devlet destegi falan yoksa gereksiz aslinda.

Yurt disinda yasayan biri icin bes nasil olur bilemedim.
0
sonsuz
(04.07.25)
(4)

nilüfer'in kizi

alice in potatoland
ayse nazli'nin bir taraftan zenciligi var mi sizce? ya annesi ya babasi? sanki incirlik üssü mahsülü gibi. bebekken de görünce böyle düsünmüstüm, simdi büyümüs güzel genc kiz olmus hallerini görünce hala öyle düsünüyorum. https://www.instagram.com/aysenazliyumlu/
ayse nazli'nin bir taraftan zenciligi var mi sizce?
ya annesi ya babasi? sanki incirlik üssü mahsülü gibi.
bebekken de görünce böyle düsünmüstüm, simdi büyümüs güzel genc kiz olmus hallerini görünce hala öyle düsünüyorum.
www.instagram.com
0
alice in potatoland
(14.02.25)
Öyle zaten.
0
nothing in my way
(14.02.25)
Yabancı bir çift kızlarını Türkiye'de terk etti diye haber okmuştu zamanında zaten.
0
morca
(14.02.25)
Evlatlık çünkü
0
grimavi
(14.02.25)
evlatlik oldugunu biliyorum ama sanki ya annesi ya babasi siyahi gibi diyorum.
0
🌸alice in potatoland
(14.02.25)
(5)

irlanda sorunsali

alice in potatoland
Bence halkin refahi ve veriler birbiriyle örtüsmüyor. OECD ülkeleri icinde en yüksek GDP aciklayan, en yüksek productivity aciklayan ülke Irlanda ama bu esnada issizlik %5 ve gelir hacminin tarim: 5%'iniendüstri: sadece 11%'ini olusturuyor. Konut krizi Dublin'de falan korkunc düzeyde ama belediyele
Bence halkin refahi ve veriler birbiriyle örtüsmüyor.
OECD ülkeleri icinde en yüksek GDP aciklayan, en yüksek productivity aciklayan ülke Irlanda ama bu esnada issizlik %5 ve gelir hacminin tarim: 5%'ini
endüstri: sadece 11%'ini olusturuyor. Konut krizi Dublin'de falan korkunc düzeyde ama belediyeler ve devler konut projesi yapamiyorlar yüksek maliyetten ötürü? E bu ne perhiz bu ne lahana tursusu? Bu gerceklere bakinca ve sonra aciklanan degerleri görünce bi hahahahasssk diyesim geliyor Irlanda'ya.

Bilen birileri bu nasil oluyor aciklayabilir mi?
Bu arada en yüksek derken öyle ufak farklarla en yüksek degerleri aciklamiyorlar, hayvani farklar atmis görünüyorlar.
Su grafige bakin: qery.no
0
alice in potatoland
(19.11.24)
1. Türkiye'de (gerçek) işsiz insan rakamının %20 civarında.
2. Diğer ülkelerde de durum benzeri, hatta daha kötü. Konut fiyatları tüm dünyada dramatik arttı. ABD'de beyaz yakalar arabada yaşıyor.

Yani dünya kötü durumda, İrlanda göreceli olarak iyi durumda. Keyfinize bakın :)
0
alfired
(19.11.24)
Tüm dünyada alt ve orta gelirliler için görece uzun bir süredir işler pek iyi gitmiyor. Gelir dağılımı çok bozuk; nüfus hareketleri nedeniyle özellikle şehirlerde gayrimenkul fiyatları ve kiralar abartılı seviyelere ulaştı, faiz oranları yükselince insanların mortgage ödemeleri arttı, enflasyon nedeniyle reel ücretler artmıyor, sosyal devlet de Avrupa dahil olmak üzere erozyona uğruyor. Sağcılığın hemen her yerde yükselişte olmasının arkasında biraz da bu var.

Bunların ötesinde İrlanda özelinde verilerin bu şekilde çıkmasında muhtemelen görece büyük şirketlerin vergiden kaçınman için açtıkları ofislerin yarattığı etki vardır. Zaten onlar çıkınca İrlanda'da da başka ne kalıyor bilmiyorum açıkçası.
Nick de çok manidar olmuş bu arada.
0
salihdt
(19.11.24)
Irlanda ve luxembourg diğer avrupa ülkeleri ile farklı. Bu ülkelerin genel olayi tax. Bizim sirket amerikan sirketi ama merkezi irlanda, bu da vergiden kaçmak için. Noluyor? Milyarlarca dolar oradan dönüyor ama halkına ne sağlıyor? Bizim şirketin orada bir tane ofisi var o kadar. Misal Fransa'da 5-6 fabrikasi, bir sürü ofisi var.

Neyse yani İrlanda spesifik, sırf gdp vs bakarsan net aciklamaz. Çok ciddi de barinma sorunu var ve bu diğer ülkeler ile kiyas almaz halde. Çünkü ufak bir yer ve oraya dışarıdan gelenlerin çoğu yüksek yönetici, sirketler de genelde evlerin sahibi. Haliyle ya ev az oluyor, ya kiralar ya da fiyatlar yüksek oluyor. Aynısı Luxembourg'da da var.

Bu arada her ülkede barınma ayni zorlukta değil. Ben misal Fransa'da hiç sorun yaşamadım ama irlanda'da olsam kesin yaşarım .
www.globalpropertyguide.com

Buradan da bakabilirsiniz. Misal Fransa'da yüzde 23 artmis son 10 yılda, irlan'dada yüzde 100.

Neyse yani irlanda spesifik örneklerden.
0
logisticsmanager
(19.11.24)
irlanda piigs ülkelerinden biri, yani ekonomisi kırılgan ülkelerden. bu ülkeler endüstriye dayalı ekonomileri olmadığı için ekonomik krizlerden örneğin polonya gibi GDP’si düşük ama endüstriye dayalı ülkelerden daha kolay etkileniyor.

www.investopedia.com
0
phoarbix
(19.11.24)
Irlanda'dan bildiriyorum, o GDP per Capita hesaplamalarinda yorumlama yanlis oldugu icin burada refah cok yuksek zannediliyor.

"Gross domestic product (GDP) is the total monetary or market value of all the finished goods and services produced within a country’s borders in a specific time period."

Irlanda'da GDP'nin cok yuksek cikma sebebi dunyanin en degerli sirketlerinin operasyonlarini burada yurutmesi. Google, Apple, META, LinkedIn, Microsoft, Pfizer vb sirketler on milyarlarca dolarlik "monetary value" olusturuyor. Bunu da nufusa bolunce GDP per Capita cok yuksek cikiyor. Halbuki o cilgin yuksek monetary value'nun ulkeye tek faydasi devlete vergi geliri olmasi, halkin genel refah seviyesine katkisi pek yok (o sirketlerde calisanlar halkin geneline gore daha sansli bir konumdalar).

Daha dogru bir yaklasim olarak GDP hesaplamasi yerine GNI hesaplamasinin kullanilmasi gerekiyor.

1. www.politico.eu
2. www.reddit.com
3. www.thejournal.ie
0
sertac akin
(19.11.24)
(1)

Feel so different

alice in potatoland
böyle sakin sakin giderken yaylilarin yardirmaya basladigi, sarkicimizin yükseldigi sarkilar biliyor musunuz? sinéad o'connor sarkisi gibi?
böyle sakin sakin giderken yaylilarin yardirmaya basladigi, sarkicimizin yükseldigi sarkilar biliyor musunuz? sinéad o'connor sarkisi gibi?
0
alice in potatoland
(04.11.24)
Royksopp- in this shirt: open.spotify.com

Benjamin Clementine- condolence: open.spotify.com

Alan Parsons project- Genesis: open.spotify.com
0
Amaranta ursula
(04.11.24)
(3)

twitter'da neden

alice in potatoland
for you kisminda türkce haber görüyorum. türkiye ile ilgili bir sey takip etmiyorum. takip etmek de istemiyorum. takip ettigim hepi topu 11 türk var, hepsi standart arkadasim, ünlü falan degiller. türkiye'de de yasamiyorum. türkce de yazmiyorum. ama hala karsima yok bebek cetesi, yok furkan bölükbas
for you kisminda türkce haber görüyorum. türkiye ile ilgili bir sey takip etmiyorum. takip etmek de istemiyorum. takip ettigim hepi topu 11 türk var, hepsi standart arkadasim, ünlü falan degiller. türkiye'de de yasamiyorum. türkce de yazmiyorum. ama hala karsima yok bebek cetesi, yok furkan bölükbasi bilmemne diye haber düsüyor.
0
alice in potatoland
(19.10.24)
11 Türk'ün takip ettikleri, çeşitli etkileşimleri nedeyle hadi sen de birşeyler yaz ortalık kızışsın türünden gaza getiren algoritmalardan sebep olmalı.
0
diyecevaplandı
(19.10.24)
Ben bunu %99 oranında başardım. Yukarıdakine ek olarak telefon dilini İngilizce yapın. Ayrıca olarak Türkçe'de en çok kullanılan 30-40 kelimeyi de sessize alın. Konumdan dolayı çok nadir çıkıyor ama yine de akıl sağlığını korumak için yetiyor bunlar
0
spankenstein
(19.10.24)
spankenstein, konumum zaten avrupa. toplamda 250 kisi takip ediyorum, 11 kisi haric hepsi yabanci. telefon dilim de ingilizce. gene de sürekli türkce icerik görüyorum. dedigini denicem, birkac türkce kelimeyi engellicem.
0
🌸alice in potatoland
(21.10.24)
(10)

Satranç neden

alice in potatoland
Kadın ve erkek diye ayrılıyor? cehaletten soruyorum.
Kadın ve erkek diye ayrılıyor? cehaletten soruyorum.
0
alice in potatoland
(02.10.24)
Varsayımsal konuşuyorum stres altında salgılanan hormonlar, hormonların miktarı odaklanma farkı şeklinde bilimsel bir yaklaşım getirilebilir ama asıl neden satranç turnuvaları ABD'de 19. yüzyılda yapılmaya başlamış, bu tarihlerde Avrupa'da ve ABD'de kadının konumu evinin mutfağıyla sınırlıydı, o nedenle zamanında kadınları turnuvalara almamışlardır aldıkları zaman da ayrı tutmuşlardır o da standart hale gelmiştir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.10.24)
Satrançta kadınlar ve erkekler arasında ayrı kategoriler olmasının nedeni, fiziksel güce dayalı bir spor olmamasına rağmen, tarihsel, kültürel ve pratik sebeplere dayanıyor. İşte bu ayrımın nedenleri:

1. Tarihsel Temsiliyet Eksikliği
Satranç, yüzyıllardır erkek egemen bir alan olmuştur. Tarihsel olarak bu cinsiyet eşitsizliği, kadınların satranca katılımını ve gelişimini sınırlamıştır. Kadınlar için ayrı turnuvalar düzenlenmesi, daha fazla kadının satranç oynamasını teşvik etmek, onlara rekabet fırsatı sunmak ve satrançta kadın temsiliyetini artırmak amacıyla yapılmıştır.

2. Teşvik ve Gelişim
Kadınlar için düzenlenen ayrı turnuvalar, onların yeteneklerini geliştirebileceği, rekabet edebileceği ve başarılı olabileceği destekleyici bir ortam sağlar. Dünyanın pek çok yerinde kültürel ve toplumsal beklentiler, kadınların satranç gibi entelektüel ve rekabetçi alanlara girmesini engelleyebilir. Kadın turnuvaları, kadınların bu alanda tanınmasını ve gelişimini teşvik eder.

3. Katılım ve Performans Farkı
Satranç zihinsel bir oyun olmasına rağmen, üst düzeyde oynayan kadın satranç oyuncularının sayısı erkeklere kıyasla oldukça azdır. Bu, elit düzeydeki oyuncu havuzunda büyük bir fark yaratır. Ayrı turnuvalar, kadınların Büyük Usta (WGM) gibi unvanlar kazanmasına ve daha az deneyimli bir erkek havuzuyla rekabet etmek zorunda kalmadan tanınmasına olanak tanır.

4. Biyolojik ve Psikolojik Faktörler
Satranç fiziksel güce dayanmasa da, bazı argümanlar kadınlar ve erkekler arasında ilgi alanları, risk alma eğilimleri veya bilişsel stratejilerde farklılıklar olabileceğini öne sürer. Ancak bu görüşler tartışmalıdır ve büyük olasılıkla bu farklılıklar biyolojik nedenlerden çok, kültürel ve toplumsal etkilerle şekillenmektedir.

5. Açık Turnuvalarda Entegrasyon
Kadınlar için ayrı turnuvalar olmasına rağmen, satranç çoğu spor dalına kıyasla daha entegre bir yapıya sahiptir. Kadınlar, cinsiyet sınırlaması olmayan açık turnuvalara katılabilirler ve bu turnuvalarda başarılı olabilirler. Örneğin, Judit Polgar ve Hou Yifan gibi kadın oyuncular, en üst düzey erkek oyuncularla başarılı şekilde rekabet etmişlerdir. Bu da satrançta cinsiyet eşitliği potansiyelinin var olduğunu gösterir.

Özetle, satrançtaki bu ayrım, tarihsel ve katılım farklılıklarından kaynaklanmaktadır, yetenek açısından bir zorunluluk değildir. Uzun vadede amaç, daha fazla kadının oyuna katılması ve başarı göstermesiyle birlikte tam entegre turnuvalara doğru ilerlemektir.
0
sonsuz
(02.10.24)
ek soru: aynı şeyi okçuluk için de ben düşünüyorum. sanırım aynı mesafeden atılıyor ve süre - güce dayalı bir spor değil. en azından kadın da erkek de tam 12'den vurabiliyor. bu durumda neden kadın erkek birlikte yarışmıyor?
0
exlibris
(02.10.24)
okculukta kas kullaniliyor tabii ki. sirt kasi, genis omuz, kol kasi yapiyorlar. yayi cekmek kolay mi
0
sonsuz
(02.10.24)
Erkekler daha zeki
0
Shepard
(02.10.24)
Bence okçuluk çok farklı bir konu, misal okçuların kullandığı makaralı yayların libre değerinden cinsi, yani yayın sertlik derecesi kadın ve erkek sporcular için farklılık gösterir, hatta yayın sertlik derecesi yaşa kiloya boya göre bile değişkenlik gösterebiliyor, misal 1.80 boyunda 80 kiloluk bir sporcu 28 inç gerili 50 librelik bir yayla atış yapmayı tercih ederken 1.60 boyunda 60 kiloluk bir kadın aynı şartlarda yarışabilmek için aynı yayı 28 inç çekemeyeceği için haliyle birlikte yarışmalarının da bir imkanı kalmıyor zira atıcılıkta siklet farkı bile yok aslında siklet farkı da olmalı kadın-erkek kategorisi ile birlikte, bu dengesizlik erkeklerin ve kadınların kendi aralarında yarışmalarında bile haksızlıklara neden olabiliyor. Misal son olimpiyatlarda Mete Gazoz'un kaybettiği Güney Koreli sporcuyu gördünüz dombili bir arkadaştı ve bu bir fark yaratıyor avantaj sağlıyor, atıcılıkta güç değişkeni çok önemli bir parametre çünkü. Bu biraz şuna benziyor: Yerde 100 kiloluk bir halter var 80 kiloluk bir erkekle 60 kiloluk bir kadına "hadi gelin bunu kaldırın, ilk kim 3 defa kaldırırsa yarışmayı kazanır." Bu ne kadar adaletsizse aynı derecede adaletsiz olur okçulukta birlikte yarışmaları.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.10.24)
şepard anırdım kardeş hiç gülesim yoktu gece gece. çok yaşa emi
0
titanyum22
(02.10.24)
satranç icat edildiğinde woke eşitlik zart zurt icat edilmemişti
0
lambırcek
(02.10.24)
çünkü muhtemelen kadınların erkeklere karşı neredeyse hiç şansı olmazdı.
0
estranged
(03.10.24)
Kadin erkek diye ayrilmaz. Kadinlar, gencler, yildizlar, kucukler, senyorler vs. diye ayrilir. Bir de acik kategorisi olur. Kadinlar dahil herkes acikta yarisabilir. Ayrimlarin sebebi acikta yarismanin zor olmasi dolayisiyla gruplarin kendi klasmanlarinin olusmasi tabii ki.
0
dunal
(03.10.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.